|
|
|
| |
“Ters Işık “,
Işık fotoğrafın olmazsa olmaz koşuludur. Fotoğraf çekiminde,
fotoğrafçı tüm düşüncelerini, ışıkla birlikte, onun desteğinde
yürütür.
Gelenekselleşmiş, yaygın düşünce / yöntem; “Işığı yanınıza yada
arkanıza alın. Bu sayede nesneler bizimle, gerçek nitelikleriyle
yüzleşirler. Biz onları böylece daha kolay tanımış, algılamış ve
nesnelerle doğrudan tanışmış
oluruz...”.
Oysa “ Ters Işık “ ; nesnelerin formunu, dokusunu ve rengini yok
ederek, onları salt bir siluete indirger. Nesnelerin varlık
nedeni olan ve daha yakından algılanmalarını sağlayan tüm
özelliklerini, kimliksiz konturlar içine gizlenmiş siyaha/
karanlıklara dönüştürür.
Ters ışığın oluşturduğu, çıplak gözle izlenenden farklı
fotoğrafik görüntüler de, nesnelerin / olayların kimliğine
ilişkin belirgin referanslarla karşılaşmayız. Tüm biçimler bir
anımsamaya denk düşer. İlginç! , nesneyle doğrudan ilişkisi
olmayan duygusal görüntüler, farklı izlenimler ve detaysız
maketler girer dünyamıza. O halde niteliklerini yitirmiş
nesneler, ters ışıkla birlikte ötekileşmiştir.
“ Ters Işık “ ; Işığın teorik olarak anlatımın da ve
uygulamaların da teknik olarak kusursuz aydınlatmaya örnek
gösterilen / önerilen doğrudan aydınlatmaya karşıda ötekidir.
“ Ters Işık “ ; kimilerine göre, somut gerçeklikleri, soyut
öykülere dönüştürdüğü için önem yahut konum bakımından uzakta
olanıdır, ötekidir.
Ve “ Ters Işık “ ; Fotoğrafın fotoğraflığını,
kavrayamayanlar için , öğrendikleri, öğrettikleri
/ezberlettikleri ve tutsağı oldukları kurallara uygun değildir,
yanlış ışıktır ! .
Temmuz 2002- Ankara
|
| |
|
|
| |
|